Ocak 2013 -Death -Chuck Schuldiner Röportajı – Death Hakkında

Ocak 2013 – Chuck Schuldiner ‘in Ölümünden 1 Yıl Sonra Annesiyle Yapılan Röportaj

13 Aralık 2001 – Bu gün, metal fanları tarafından her zaman acı çekerek ve özlem duyularak hatırlanacak. Death grubunun kurucusu kansere karşı olan savaşını kaybetti ve kimse inanamadı buna. Çoğu heavy metalciye göre o bir kahramandı ve kahramanlar ölmez değil mi? Belki gerçek tam olarak da bu değildi. Chuck Schuldiner aramızdan ayrıldı ve ölümden bir yıldan fazla süre geçti. O sadece fanlarının değil ailesinin de kahramanıydı. Bu yapılan en zor röportajdı. Röportaj yapma düşüncesi Kasımın ortalarında aklıma geldi ve Chuck Schuldiner ’ın annesi Jane Schuldiner ile iletişime geçmeyi düşündüm. Tüm gazetecilerde ve Chuck’ın tüm hayranlarından gelen sorularda olduğu gibi bana da kısa sürede cevap verdi. Çok uzun konuştuk. Hatta biraz zaman geçtikten sonra acaba doğru mu yanlış mı yapıyorum diye düşündüm annesi ve fanlarını düşünerek. Röportajı kesmeyi düşündüm ve o da aynısını düşündüğü için bitti röportajımız.

Nerdeyse 1 ay sonra, Chuck Schuldiner ‘ın öldüğü güne yakın, Chuck’ın annesi mesaj gönderdi ve mesajında iyi olduğunu ayrıca röportajı da yapabileceğimizi söyledi. Fakat hem noel hem de Chuck Schuldiner ’ın öldüğü güne yakın olması nedeniyle röportajın zamanı iyi değildi. Bu yüzden röportajı Ocak ayının ilk günlerine aldık. Bu şu ana kadar yaptığımız röportajlar arasında en uzun ve en dokunaklı olanlarından biriydi. Jane Schuldiner duygularını, ailesini ve çocuğu Chuck’ı bize anlattı. Röportajımızı dinledikten sonra Chuck Schuldiner ’ın nasıl bir çocukluk dönemi geçirdiği, nasıl bir evlat olduğu ve diğer aile fertlerine karşı davranışları hakkında bir fikir elde edebilirsiniz. Ayrıca bu röportaj kimin Chuck Schuldiner ’ı her zaman desteklediğini ve onun daima arkasında durduğunu bizlere anlatacak. Anlatılan şeyler, Chuck Schuldiner ’ın fanlarının olduğu kadar annesi için de önemli olacağını umut ediyoruz.

 -Hayat nasıl gidiyor ve Chuck’ın ölümünden 1 yıl sonra kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Onsuz her gün benim için mücadeleyle geçiyor. Birçok açıdan Chuck’ı derinlemesine özlüyorum. O çok sevecen ve şefkatli bir çocuk, bir kardeş ve bir dayıydı. Zamanının çoğunu bizle bir şeyler yaparak geçirirdi. Çoğu gün akşam yemeğini onun evinde birlikte yerdik. Yemek yapmayı ve mangalı çok severdi ayrıca film izlemeyi, gezmeyi, etc… Severdi. Hayatlarımız ağzına kadar Chuck ile doluydu ve şu an hepimiz için çok boş geliyor hayat

-Ne olduğuyla ilgili hepimiz bir şeyler biliyoruz. Ama test sonuçları sonrası hasta olduğunu öğrendiğinde Chuck’ın nasıl hissettiğini anlatır mısın?

Chuck tümörü olduğunu öğrendiğinde elbette üzüldü, fakat kısa süre içerisinde kanserle savaşmaya başladı ve kanserle sonuna kadar savaştı.

-Hastalığı öğrendikten sonra sizle veya başkasıyla yaptığı konuşmalardan hatırladığınız bir anı, bir kelime veya ifadeyi var mı?

Chuck evime geldiğinde ve bu kelimeleri ondan duymak zorunda kaldığımda tamamen yıkılmıştım. Chuck sadece kollarını bana uzattı ve ayakta birbirimize sarıldık. Sakinleştikten sonra kız kardeşi, Chuck ve ben en iyi yardımı alabilmek için plan kurmaya başladık. Her zaman olduğu gibi kansere de ailecek birlikte göğüs gerdik

-Bu süre içerisinde savaşmaya devam etmek için sarıldığı tek şey müzik miydi yoksa din veya ona benzer bir şey arayışı içine girdi mi?

Chuck’ın kansere karşı verdiği savaşta onu motive eden ailesine duyduğu sevgi, müziği ve ona tonlarca cesaretlendirici mektup gönderen fanlarıydı. Geçen 3 yıl boyunca yaşanılan tüm şeylerde Chuck’ın fanlarının oynadığı rolü anlatamam.

-Chuck ne dinliyordu o dönemde? Özellikle dinlediği bir grup veya albüm var mıydı?

Kanseri öğrenmesi ve hemen sonrası dönemde Chuck sıkça müzik dinliyordu fakat hangi grupları dinliyordu bilmiyorum. Onu çoğu zaman kulağında kulaklıklarıyla görüyordum. Hiçbir zaman depresif şarkılar dinlemedi, yazdığı çoğu şarkı gibi dinledikleri de hayat hakkındaydı. Biliyorum dinlediği müziklerden zevk ve ilham alıyordu ve her zaman, “Cd”leri her zaman yanındaydı.

-Control Denied’ın ilk albümü The Fragile Art Of Existance (Varoluşun Kırılgan Sanatı) , albüm adıyla aslında birçok şey söylüyordu. Albümdeki şarkıların sözleri Chuck’ın gelecek yıllarda yaşayacaklarıyla çok ilgiliydi. Bazen bir önsezi gibi geliyor bu bana. Siz de aynı şeyleri hissediyor musunuz?

Hayır, bu albüm hazırlanırken daha Chuck hastalığını öğrenmemişti. Hastalığı sonrası biri Chuck’a albümdeki sözlerin hastalığıyla ilgili önsezi olup olmadığını sormuştu ve Chuck bunun bir önsezi olmadığını söylemişti. Chuck filozof bir insandı, kendi deneyimlediği ve gördüğü birçok şeye kafa yoruyordu ve şarkı sözleri bunun bir yansımasıydı. Hasta olduğunu öğrenene kadar tüm hayatı boyunca sağlığı iyiydi.

-Control Denied ile ilgili konuşmuşken, grup üyeleri ikinci albümleri olan “When Man And Machine Collide”(İnsan ve Makine Çarpıştığında) yı bitirip piyasaya sürmekle ilgili düşünceleri halen devam ediyor mu?

Chuck ölmeden önce Control Denied’ın bu yeni albümünün çoğunu tamamlamıştı ve grup üyeleri albümü bitireceklerine tamamen emin. Bu albüm Chuck’ın zihnini çok meşgul ediyordu ve biz, ölmeden önce ona albümün biteceğine söz verdik. Bu albüm onun son albümüydü ve Chuck için çok ama çok önemliydi.

-Chuck’ın ölümünden sonra ve onun tedavi sürecinde gerçekten övgüye değer bazı hareketler oldu Pantera, Anthrax, Exodus,vb…gibi bilinen metal grupların yanında Kid Rock, Korn, Red Hot Chili Peppers,vb… gibi beklenmedik gruplar da bu harekette rol aldı. Bu sanatçılar ile hiç görüştünüz mü?

Evet onlarla görüştüm, mektuplaşma ve telefon konuşmalarım oldu. Chuck’ın yaşam savaşındaki trajik sonu ile ilgili duydukları üzüntü ve bir müzisyen olarak Chuck’a duydukları hayranlığı anlattılar. Bazıları, Chuck 2001’de kanseri yenip iyileşme dönemine girdiğinde Chuck ile iletişim halinde olup desteklerini verdiler çok yardımseverlerdi. Müzik dünyasında bir hısım akrabalık olayı var, yapılan müzik her ne türde olursa olsun eğer bir yerde problem varsa , biri hastaysa derhal birbirlerine kenetlenip , zor durumda olanı destekliyorlar. Buna hayranım çünkü ender görülüyor bu tür şeyler.

-Chuck’ın son günlerinde en yakın arkadaşları kimlerdi?

Son günlerinde Chuck’ın yanında olan kişiler grubun davulcusu Richard, ve 5.sınıftan beri en iyi arkadaşı olan David’di. Richard her zaman iyi bir arkadaş olmuştu onun için ve o tüm hastalığı boyunca Chuck’ın yanındaydı. Ona anlamlı küçük hediyeler verdi ayrıca ona karşı duyarlıydı. O ve Chuck aynı espri anlayışına sahipti, Chuck’ı güldürürdü. Hastalığı boyunca hepimizin hayatına ışık tuttu. Bizle irtibattaydı ve ailemiz için özel olan anlarda o da yanımızdaydı ve bize çok yakındı.

-Tüm bunlardan önce Chuck’ın ne kadar çok ikon olarak anıldığı ve müzik dünyasında ne denli sembolik bir tarzının olduğu hakkında fikirlerin var mıydı?

Chuck’ın müzik dünyasında tanınan bir kişi olduğunu biliyordum. Ama hasta olana dek, bu kadar çok insan tarafından tanınıp sayıldığının farkında değildim. Hala herkes onu tanıyor ve sayıyor. Chuck’ın hastalığının başlangıcından beri fanları ona birçok email, mektup ve hediye gönderdi. Bu email ve postaları cevaplamada ona yardım ettim. Fanları Chuck’ın sigortası olmadığı için ameliyat masraflarını karşılayamayacağını ve bu nedenle ameliyat olmayı reddettiğini duyunca, Chuck’ın bu tepkisine şiddetle karşı çıktılar ve ona yardım etmek için finansal destek sağladılar. Chuck’ın ihtiyacı olan tedavi masraflarında ona yardımcı oldular. Bu yüzden her zaman onlara çok yakın olduğumu hissediyorum.

-Neyse, Chuck’ın çocukluğuna dönelim. Chuck’ın çocukluk dönemi hakkında bize biraz bilgi verir misiniz?

Chuck müthiş bir çocuktu, sevecen ve iyi huyluydu. Herkes onu severdi. Ona her zaman yabancılara karşı dikkatli olması gerektiğini söylerdim, çünkü herkesin iyi kalpli olduğunu düşünür ve onları arkadaşı gibi görürdü. Okuldayken beyzbol ve futbol oynardı, favorisi futboldu. Okul hayatı boyunca notları hep iyi olmuştu. Bu bazı insanları şaşırtabilir ama Chuck bu konuda gerçekten mükemmeldi. Çocuklarımızı büyütürken sürekli her yıl kamp yaptık ve Chuck kampı severdi. Orman, doğa yürüyüşü , balık tutma hepsini çok severdi. Ormanın yanındaki bu muhite Chuck 2 yaşındayken taşındık. Küçükken Chuck ve arkadaşları saatlerini ağaç evler ve kaleler yaparak geçirirlerdi. Chuck her zaman en iyi çocukluk dönemini kendisinin geçirdiğini söylerdi bana, geçekten de öyleydi.

-Chuck Metal Müzikle ilgilenmeye ne zaman başladı? Metal müzik öncesi ne tür müzikler dinliyordu?

Chuck müzikle ilgilenmeye 9 yaşında başladı. Kardeşi Frank bir kaza sonucu ölmüştü. Onlar birbirlerine çok bağlıydı ve Chuck perişan olmuştu. Bu yüzden ona bir gitar aldık ve gitar dersleri aldı. Çalmayı seviyordu ama kısa süre içerisinde derslerden sıkıldı ve kendi başına çalmaya başladı. Kiss grubunu duyup dinledikten sonra yıllarca Kiss grubu onun favorisi oldu ve üzerinde hayli bir etki bıraktı. Jimi Hendrix’in şahane olduğunu düşünürdü ayrıca Doors grubuna da severdi. 13 yaşına geldiğinde onu ilk defa Kiss konserine götürdüm.

-Chuck gitar çalmaya başladığında ve sonra grup isimleri Mantas’tan Death’e döndüğünde ne düşündün? Kararını uygun buldun mu?

Sanırım Chuck hiçbir zaman problem bir çocuk olmadığı için onun müziğini kabul ettim ve eğer seviyorsa bu müziği o zaman benim için de sorun yok diye düşündüm. Chuck her zaman yemek yapmayı ve hayvanları severdi. Bir keresinde bana eğer müzisyen olmasaydı aşçı veya veteriner olacağını söylemişti. Grup adını Death olarak belirlemesini, kardeşinin ölümünün onun üzerinde bıraktığı etkiden dolayı olduğunu düşündüm hep. Bu kelime onun için acı dolu hatıralar demekti o yüzden grup ismini “Death” olarak seçmesine itiraz etmedim.

-Chuck’ın yaptığı müziği sevdiniz mi? Baştan sona tüm kayıtlarını dinleyip hoş vakit geçirdiniz mi?

Chuck’ın müziği çok gürültülüydü ve gerçekten eleştirisel bir kulakla onu dinlemem biraz zaman aldı. Davul ritimlerini her zaman sevmiştim ve onu dinlemeye başladığımda ilk zamanlar Chuck’ın gitar çalabilmesini sevmiştim. Kendi kendinin öğretmeni gibi müzik yeteneğindeki gelişmeyi görmek benim için her zaman etkileyici olmuştu. Chuck birçok enstrüman çalabiliyordu. O çok ilginç biriydi ve garajımız her zaman genç ve müziğe aç müzisyenlerle doluydu.

-Chuck sürekli metal müzik dinleyen biri miydi? Dinlediği diğer müzik türleri nelerdi?

Her ne kadar Chuck Jazz’ı da çok sevse de  dinlediği müzik çoğunlukla metal müzikti. Dinlediği müzikler arasında sevmediğim hiç yoktu. Her zaman ya radyo ya da televizyon üzerinden müzik kanallarını dinlerdim. Chuck country müziği sevmezdi, bu müziği hüzünlü bulurdu.

-Control Denied’ın 2. albümünün yanısıra Chuck’ın keşfedilmeyi bekleyen yayımlanmamış çalışmaları var mı?

Chuck’ın yazdığı ama yayımlamadığı şarkılar ve birçok demo buldum. Ayrıca başka bir gruptaki bir arkadaşı için yazdığı şarkı vardı. Bu çalışmaları ile ilgili ne yapacağımızı bilmiyoruz, bir planımız yok.

-Chuck’ın size veya başkasına söylediği, hatırladığınız son sözleri nelerdi?

Son anlarında ailecek Chuck’ın yanındaydık. Sevgi ve huzur ile ilgili konuştuk. Yüreğim ve ruhum sanki parçalanmıştı ve hala aynı hissediyorum.

-Bayan Schuldiner röportaj için çok teşekkür ederim. Geçirdiğiniz şeylerin ne denli zor olduğunu biliyoruz, bizim için önemlisiniz. Chuck’ın fanları ve arkadaşları için son olarak söylemek istediğiniz herhangi bir şey var mı?

Thiago, sabrın için teşekkürler. Bazı soruları cevaplamak benim için çok zor oldu ve çok zaman aldı. Bu ocak ayının 13ünde onun anısına yazdığım birçok şeyde Chuck’ın fanları ve arkadaşları vardı. Bana ve Chuck’ın müziğine sürekli verdiğiniz tüm destekten dolayı teşekkür ederim. Chuck da çok onur duymuş olmalı (Yaşasaydı Chuck da çok onur duyardı.)

Not: Bu röportaj aşağıdaki link yardımıyla yazılmıştır:
http://www.emptywords.org/RockaxisInterviewJane.htm

Ocak 2013 -Death -Chuck Schuldiner Röportajı – Death Hakkında” için 3 yorum

  • Mayıs 4, 2018 tarihinde, saat 8:50 pm
    Permalink

    Çeviri için teşekkürler. Chuck Schuldiner ve Death hakkında Türkçe materyal bulmak sevindirici. Birkaç röportaj videosu var bildiğim kadarıyla. Keşke Türkçe altyazılı versiyonlarını bulabilsem diyorum.

    Yanıtla
    • Mayıs 4, 2018 tarihinde, saat 8:55 pm
      Permalink

      Eyv dostum ben aslında bir Chuck hayraniyim. Onun genç yaşta aramızdan ayrılması çok üzücü. Elimden geldiğince yabancı materyallerden çevirilerini yapmaya çalıştım. Yaptigim cevirilerin birine ulaşması beni de sevindirdi

      Yanıtla
  • Temmuz 8, 2018 tarihinde, saat 7:39 pm
    Permalink

    çok güzel çok teşekkürler

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.