27 Mayıs 1960 Askeri Darbe

1960 Darbesi Devlet, Hükümet ve Milli Birlik Komitesi Başkanı Orgeneral Cemal Gürsel Andın Metni

1960 Darbesi Sonrası Yönetimi Ele Alan Milli Birlik Komitesi Başkanı Cemal Gürsel: “Bir karşılık beklemeden, ahlak, adalet, hukuk ve insan hakları prensiplerinden ve vicdani kanaatlerimden başka bir sınırla bağlı olmaksızın kendimi Türk milletine adadım. Vatanın ve milletin mutluluğuna ve milletin egemenliğine aykırı bir ülkü gütmeyeceğim. Demokratik Cumhuriyeti yeni Anayasaya göre düzenlemek ve iktidarı yeni Meclise devretmek ülküsüne bağlılıktan ayrılmayacağım. Bunun için şerefim, namusum ve bütün mukaddesatım üzerine and içerim.”

1960 Darbesi (27 Mayıs 1960)
1960 Darbesi (27 Mayıs 1960)

 

Yassıada 27 Mayıs 1960
Yassıada 27 Mayıs 1960

Celal Bayar Soruşturma Kuruluna Verdiği İfadeyi İmzalarken(Aşağıda)

Celal Bayar Yassıada Duruşmları Öncesi
Celal Bayar Yassıada Duruşmları Öncesi

Adnan Menderes Soruşturma Kurulunda İfadesini Verirken (Aşağıda)

Adnan Menderes 1960 Yassıada
Adnan Menderes 1960 Yassıada

Düşük Cumhurbaşkanı Celal Bayar Yassıada Duruşmaları Başlamadan Hemen Önce Yemek Yerken (Aşağıda)

Celal Bayar Yassıada Duruşmları Başlarken
Celal Bayar Yassıada Duruşmları Başlarken

Bütün dünyanın gözleri, Marmara denizinde, küçük bir kaya parçasına, Yassıada’ya çevrilmişti. Türk tarihinin en büyük davası orada başlamıştı.

Celal Bayar Yassıada’da, arkasında bir muhafız üsteğmen olduğu halde duruşma salonuna geliyor. Elinde şapkasıyla gelen yalnız o. Daima yere bakıyor ve heyecanını belli etmiyor. Bu, sabık başkanın 27 Mayıstan sonra halkın karşısına ilk çıkışı (Aşağıda)

1960 Yassıada Celal Bayar
1960 Yassıada Celal Bayar

Adalet Tarihimizin En Büyük Davası Başladı… 14 Ekim 1960 Cuma saat 9:30, Yassıada Düşük Başbakan Menderes, Yüksek Adalet Divanının toplandığı salona doğru ilerlerken

Adnan Menderes 1960 Darbesi Sonrası Yassıada Duruşmalarında
Adnan Menderes 1960 Darbesi Sonrası Yassıada Duruşmalarında

Celal Bayar ve Adnan Menderes 1960 Darbesi Sonrası Yassıada Duruşmalarında

Türk adalet tarihi takviminin en mühim yaprağındayız: 14 Ekim, saat sabahın dokuz buçuğu ,Yassıada…Dikenli tellerin ve makineli tüfekli, süngülü nöbetçilerin arasından geçip büyük salona yerleşildi. Küçük Yassıada bütün ömrü boyunca böyle acayip bir kalabalık görmemiştir. Gazetecilerin arasında çekik gözlü Çinlilerden, Afrikalılara, Norveçlilere ve Amerikalılara kadar her milletten kadınlı erkekli insan var. Bugün bütün dünyanın gözü Marmaradaki Yassıada’da… Salondakilerin gözleri ise açık duran kapıda… Geliyorlar!…

Dışarıdan salona uzanan güneş ışığında Celal Bayar göründü. Önde yürüyordu. Arkasında, ağır adımlarla adeta bir hayalet ilerlemekte: Adnan Menderes. Artık sadece yürüyen bir enkaz halinde… ve arkadan ötekiler. Sanki bir cenaze alayındaymış gibi tempoları birbirine uydurulmuş gayet ağır adımlarla ilerliyorlar. Sağlarında ve sollarında merdiven merdiven yükselen insan duvarlarına, kimi aksine, gözleriyle etrafı adeta tarıyor ve tanıdık sima arıyorlar.

Nihayet, gözleri görmediği için genç bir teğmenin kolunda eski bir gazeteci: Selim Ragıp Emeç…
Herkes yerine geçtikten sonra muhakeme başlıyor. Yoklama yapan reisin sesi yükseliyor: “Celal Bayar… Adnan Menderes…”
Menderes Yüksek Adalet Divanı huzurunda. Kendisine daha fazla konuşma imkanı verilmesini Yüksek Adalet Divanından isterken (Aşağıda)

1960 Yassıada Duruşmaları Adnan Menderes
1960 Yassıada Duruşmaları Adnan Menderes

Celal Bayar ve Adnan Menderes Yassıada Duruşmaları ‘nda

Yassıada, pastırma yazının en sıcak gününü yaşıyor. Duruşma salonunda yanan beyaz ve sarı renkli binlerce projektörlerin ışığında çelik miğferli, kara, deniz ve hava askerleri beyaz eldivenli ellerinde makineli tüfekleri İle nöbet değiştiriyorlar. Sıra sıra oturan sanıklar, okunan Yüksek Soruşturma Kurulu kararnamesinin son cümlelerini dinlemekteler… Açık pencerelerden lodoslu bir denizin üstünde, ağır bir seyirle nöbet tutan hücumbotları görünüyor.

Flaşlar yanıp sönüyor. Sinema ve televizyon filmi çekenlerin yan yana dizili projektörleri bilhassa iki adamın üzerine çevriliyor, düşük Cumhurbaşkanı Celal Bayar ve düşük Başbakan Adnan Menderes…Onlar her flaş parladıkça, her projektör kendilerine çevrildikçe buruşuk yüzler ve artık manasını tamamen kaybetmiş gözlerle kameraya bakıyorlar. Yassıada Duruşması başlamasına 1 dakika kala sağ başta Celal Bayar ve yanında Adnan Menderes (Aşağıda)

Adnan Menderes, Celal Bayar Yassıada Duruşması 'nda Hakim Karşısında
Adnan Menderes, Celal Bayar Yassıada Duruşması ‘nda Hakim Karşısında

Demokrat Parti’nin iki başı Celal Bayar ve Adnan Menderes yan yana, hatta diz dize oturdukları halde tek kelime dahi konuşmuyorlar, birbirlerine bakmıyorlar bile. Yalnız kendisine ait ithamlar açıklandıkça Menderes mütemadiyen notlar alıyor. Bayar ise yan yan bu notlara kaçamak bakışlar atıyor. Sonra Menderes başını kâğıttan kaldırınca, Bayar da gözlerini hemen başka bir tarafa çeviriyor. Menderes sanıklar arasında not alan tek adam…

Yüksek Adalet Divanı Karşısında Adnan Menderes Söz Alıyor

Celal Bayar, bazen iddianamenin anlamadığı bir kısmını, hemen yanı başında duran Menderese sormuyor da, olduğu gibi dönüp tam arkasında oturan Samet Ağaoğlu’na soruyor. Samet de izahat veriyor. Salonun yalnız sanıklar kısmında değil avukatlar kısmında da başka bir Ağaoğlu var, Süreyya Ağaoğlu…

Süreyya Ağaoğlu müdafaa heyetinin ikinci kadın avukatı olarak Menderesle Bayar’ı birbirleriyle konuşturmak İçin adeta köprü vazifesi görmek istiyor ve muvaffak oluyor da… Eski Cumhurbaşkanı ile eski Başbakan yavaş yavaş fakat yine birbirlerinin yüzlerine bakmadan konuşmaya başlıyorlar. Anlaşılmaktadır ki 27 Mayıstan sonra her şey değişmiştir. Şimdi artık onunla eski günlerde olduğu gibi konuşan tek adam var, o da Medeni Berk… Partisi içinde eski hayranlık halkası şimdi bir masal. Herkes kendi canını düşünmekte.

1960 Darbesi sonrası Adnan Menderes Yassıada Duruşmalarında Kararnameyi dinlerken
1960 Darbesi sonrası Adnan Menderes Yassıada Duruşmalarında Kararnameyi dinlerken

Bir sıra, müdafaa avukatlarının da yardımı ile sanıklar salonda gürültücü bir Meclis havası yaratmak istiyorlar. Parmaklar kalkıyor, hep bir ağızdan söylenmeler oluyor. Bir aralık Medeni Berk: “Siz de bir şeyler söyleyiniz” demesi üzerine Menderes söz alıyor. Ayaklarını sürükleye sürükleye mikrofona ilerliyor Fakat: “Moralim… Asabım… Subay beyler… Konuşmak İhtiyacı…” gibi bir şeyler söylemeye çalıştıktan sonra teşekkür ederek oturuyor. Oturduktan sonra iki elini başına götürerek saçlarını düzeltiyor

Benzer Yazılar İçin

1-Adnan Menderes’in Çok Sevdiği Kadın Ayhan Aydan
2-II. Katerina ve Aşk Hayatı
3-Nazi ve Psikiyatrist

Ayrıca daha detaylı bilgi için Vikipedi üzerinde bulunan 27 Mayıs Darbesi konulu yazıyı da okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.