Yaşanmış Gerçek Dini Hikayeler – Kısa Dini Hikayeler

Yaşanmış Gerçek Dini Hikayeler

Yaşanmış gerçek dini hikayeler başlıklı yazıda bugün gerçekten yaşandığı iddia edilen kısa dini hikayeler dinleyeceksiniz. Yaşanmış gerçek dini hikayeler ‘e Evliya Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı hikayesi ile başlıyoruz.

Kısa Dini Hikayeler – Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı

Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı Osmanlı Devletinin kuruluş yıllarında Anadolu’da yaşamıştır. Peygamber soyundandır. Doğum tarihi kesin bilinmemektedir. Afganistan’ın ilim merkezlerinde eğitim görüp, daha sonra Anadolu’ya gelmiş ve 1456 tarihinde yüz elli yasında vefat etmiştir. Kabri İçel’e bağlı Gülnar ilçesindedir.

Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı evliyaların önde gelenlerindendir. Zamanını nefsini terbiye ederek geçirmiş, öğrencilerini en iyi şekilde yetiştirmek ve onlara doğru ve yanlışı öğretmek için uğraşmıştır. Şimdi Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı ile ilgili yaşanmış gerçek dini hikayeler ‘e geçelim.

Bir gün Semerkant’a Hristiyan bir rahip gelir. İsa hakkında bir şeyler söyler ve halka bazı deliller gösterir. Sorduğu sorulara müslüman alimler cevap veremez, bu konuda yetersiz kalırlar. Rahip, Semerkant Sultanı Halit’e haber göndererek ona: “Alimlerinizle yarışmaya geldim. Eğer alimlerinizden birisi beni yenerse müslüman olurum. Bütün servetimi de İslam dini için harcar, bu dinin yayılmasına çalışırım. Şayet galip gelirsem, Semerkant’ın vergisini isterim” der. Bunun üzerine Sultan Halil alimleri toplayarak durumu anlatır. Alimler hep bir ağızdan “Bu rahip kimdir ki, cevap vermekte aciz kalalım. Onunla her yerde, her zaman yarışmaya hazırız” derler.

Rahip ve Alimler Camide Toplanıyor

Aralarında bir gün tayin ederek rahip ile alimler camide toplanırlar. Halk arasında, rahip mi yoksa alimler mi galip gelecek diye bir merak vardır. Rahip sorularını sormaya başlar, fakat sorulan sorulara karşı alimlerin verdikleri cevaplar ikna edici değildir. Durum karşısında kibirlenen rahip sultana : “O kadar çok yer gördüm ki, dünya üzerinde görmediğim neredeyse hiçbir yer kalmadı. Gittiğim diyarlarda sorduğum suallere hiçbir alim cevap veremedi. Bu yüzden sizin birkaç aliminizin sorularıma cevap verememesi beni şaşırtmadı. “der. Sultan çok üzülür. Bu sırada alimlerden bazıları sultanın huzuruna çıkıp: “Efendim! Bu rahibin sorularına ancak Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı cevap verir. Sadece o, rahibin üstesinden gelir. Yalnız kendisi nefsi terbiye için 40 günlük bir yalnızlığa girdi” derler. Bunu duyan sultan çok sevinir ve rahibe 40 gün zaman istediğini bildirir.

Peygamberin Seyyid Alaeddin’den İsteği

Hemen Seyyid Alaeddin’e verilmek üzere bir mektup yazdırılır. Mektup gönderilmek üzereyken saraya birisi gelir ve sultana bir mektup sunar. Sultan, mektubu okuyunca hayretler içinde kalır. Sevincinden ne yapacağını şaşırır. Orada bulunan alimler, merak içinde sultana bu kadar sevinmesinin sebebini sorarlar. Bunun üzerine Sultan mektubu getiren kimseye, sesli olarak mektubu okumasını söyler. Mektupta şunlar yazıyordur. “İslamın emir ve yasaklarını bildirmek için dışarı çık. Semerkant’a git. Orada ümmetimin alimlerine cefa veren bir rahip geldi. Ona lazım olan cevabı vererek hidayete gelmesine vesile ol.Ümmetimi de sıkıntıdan kurtar. Bu haberi size ulaştırmak amacıyla Derviş Cihangir’i gönderiyorum. Bugün, biz de gelirdik. Fakat peygamber efendimizin ziyareti üzerine yarına kaldık”

Yaşanmış Gerçek Dini Hikayeler – Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı

Seyyid Alaeddin ‘den gelen bu mektubu herkes hayretle dinliyordu. Alaeddin’ın bulunduğu yer ile Senıerkant arasında 17 günlük yol vardı. Alimler, Seyyid Alaeddin’in mektupta yazıldığı gibi bir günde bu yolu katedip  Semerkant’a geleceğini öğrendiklerinde, çok şaşırırlar. Ertesi gün sabah namazından sonra Seyyid Alaeddin’i karşılamak için Sultan Halid şehir dışına çıkıp beklemeye başlar.

Kısa bir süre sonra Seyyid Alaeddin ve arkasında pek çok evliya grup halinde görünürler. Alaeddin, beyaz bir ata binmiş yeşil elbiseler giymiştir. Bu müthiş görüntü karşısında, tüm halk gelen gruba doğru yürümeye başlar. Sultan Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı’ nın elini öper. O da sultanın gözlerinden öptükten sonra “Ey Sultan Halid! O rahip dostlarımızı üzmüş. Bu yüzden peygamber efendimiz buraya gelmemi buyurdu. Allah’ın izniyle rahibin hidayete gelmesine vesile olacağız” der.

Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı ve Rahip Bir Araya Geliyor

Cemaat camide toplanıp rahibe haber gönderilir. Nihayet Rahip camiye gelir, Seyyid Alaeddin Ali Semerkandı görünce heybetinden titremeye başlar ve “Ben Allahü tealaya ve onun Resulü Muhammed Aleyhisselamın peygamberliğine inandım” dedikten sonra Seyyid Alaeddin’in elini öper ve şunları söyler: “Bu gece rüyamda sizi gördüm. Bütün sorularımı sorup, kalbimin şifası olan cevaplarınızı öğrendim. Artık hiçbir şüphem yoktur. İslamiyetin hak din olduğunu anladım. İman edip müslüman olmakla şereflendim”

Olanlara herkes hayret eder ve sevinir. Alaeddin rahibe dostlarımızın da istifade etmesi için soru sorun der. Rahip de sorar: “İsa Peygamberin ölüleri diriltirdi, bu ümmetten böyle bir şey olmuş mudur? Bunun cevabını istiyorum”

Soru sorulduğu vakit Sultan Halid’in hasta olan kızı ile ilgili bir haber gelir. Halid’in sarayından gelen bir hizmetçi:“Efendim hasta olan kızınız ruhunu teslim etti” der. Bu haber karşısında herkes çok üzülür. Seyyid Alaeddin başını öne eğip Allah’a yalvarmaya başlar. Herkes Seyyid’in bir şeyler söylemesini bekler, adeta çıt çıkmıyordur. Bu vaziyette aradan 3 saat geçer. Sonunda Seyyid Alaeddin başını kaldırarak, tebessüm eder ve “Ey sultan! Kızınız, Allah’ın izniyle sıhhate kavuştu. Şu anda yemek yiyor. Sarayınıza gidin ve onu görün” der. Bu haber herkesi çok heyecanlandırır. Böylece rahip de cevabını almış olur.

Kısa Dini Hikayeler – Abdülehad Nuri Efendi

Abdülehad Nuri Efendi henüz üç yaşındayken babasını kaybeder. Bu yüzden dayısı Abdülmecit Sivasi’nin yanında yetişir. Bir gün devrin padişahı Sultan Üçüncü Mehmed Han Abdülehad ‘ın dayısını İstanbul’a davet eder ve Abdülmecit Sivasi yeğeniyle birlikte İstanbul’u yerleşir. Burada Abdülehad Nuri medrese eğitimi görür. 24 yaşında kitap yazmaya başlar.

Bir süre sonra Abdülehad Efendi camilerde vaaz vermeye başlar. Bir gün Süleymaniye Camiinde vaaz verdiği sırada kürsüye bir kağıt konur. Bu o dönemde alışılagelmiş bir şeydir. İmamlar vaazdan sonra, kürsüye konan kağıt varsa okurlardı. Abdülehad Efendi kürsüye bırakılan kağıdı okur. Kağıtta “Sizin ermiş biri olduğunuz söyleniyor. Ermiş kişi Allah’ın taktiri ile ne isterse yaparmış. Eğer ermiş iseniz, beni burada öldürün de görelim “ yazıyordur.

Abdülehad Efendi yazıyı okuyunca: “Cahillik insana neler söyletiyor. Biz aciz bir kuluz. Halk ise bizi evliya olarak görür.” diye söylenir. Bir süre sonra caminin içinde bir çığlık duyulur. Kağıdı yazıp kürsüye bırakan kişi oracıkta ölmüştür.

Yaşanmış Gerçek Dini Hikayeler - Abdülehad Nuri Efendi

Yaşanmış Gerçek Dini Hikayeler – Abdülehad Nuri Efendi

İsmailzade Efendi’nin Hasta Oğlu

Kudüs ve Kahire’de kadılık yapmış olan İsmailzade Efendi, Abdülehad Nuri ’nin dergahına yakın bir yerde oturuyordur. Bir gün dergaha acele ile gelerek: “Efendim! malumunuz, bir oğlum kaldı. O da çaresiz bir hastalığa yakalandı, ölmek üzere. Duanızı ve himmetlerinizi istemeye geldim “der.

Abdülehad Nuri Efendi, durum karşısında kendisinin yapacak bir şeyi olmadığını söyler, fakat İsmailzade Efendi ise ısrarla hayırlı bir dua okumadıktan sonra onun yanından ayrılmayacağını söyler. Bunun üzerine Abdülehad Efendi, İsmailzade Efendi ile beraber hasta çocuğun yatağına giderler.

Eve vardıktan sonra Abdülehad Efendi  iki rekat namaz kılar ve sonra dua etmeye başlar. Hiç kıpırdamadan yatmaya devam eden çocuk bir süre sonra kalkıp odanın etrafında dolaşmaya başlar. Çocuğunun sıhhatine kavuştuğunu gören babası İsmailzade Efendi Abdülehad Nuri Efendi’ye teşekkür eder.

Abdülehad Nuri Efendi 1650 senesinde talebeleriyle birlikte Rumelihisarı ‘na gider. Bir ara sohbet ederken bulananlardan biri: “Efendim, Evliyalar Allahü tealanın izni ile toprağı altın yapabilirler. Sizden böyle bir şey istiyorum” der. Bunun üzerine, Abdülehad Nuri Efendi besmele çekip yerden bir avuç toprak alır ve dervişin avucuna koyar. Bir anda Dervişin avucunda birkaç altın meydana gelir ve bir tanesi de yere düşer. Ali Dede isminde bir öğrenci de yere düşen bu altını alıp koynuna koyar.

Aradan yıllar geçer. Bir gün Abdülehad Efendi koynuna altın saklayan öğrenciyi görür ve ona “Aldığın altını ne yaptın?” diye sorar. O da “ Altını canım gibi muhafaza ediyorum. Bu kadar zengin olmamı bu altına borçluyum “ der.

Hamam Suyu Kadar Sıcak Deniz

Bir gün Abdülehad Nuri Efendi öğrencileriyle Kandilli taraflarına gider. Orada öğrenciler denize girmek için izin isterler. Abdülehad Efendi de izin verir. Bir öğrenci hariç herkes denize girer. Bunun üzerine Abdülehad Efendi o öğrencinin yanına giderek “Sen neden denize girmiyorsun?” diye sorar. Öğrenci de “Efendim! Vücudum zayıftır, soğuk suya dayanmaz ” diyerek üzülür. Bunun üzerine, Abdülehad Efendi, çocuğun elini tutarak: “Deniz suyu hamamın suyu gibi sıcak olabilir. Deniz suyu sıhhat için de faydalıdır. Hiç çekinmeden suya girebilirsin” der. Deniz suyunun bir anda hamam suyu kadar sıcaklaştığını gören öğrenci hayretler içinde kalır.

Fırtınalı Deniz

Abdülehad Nuri Efendi öğrencileri arasından birinin bir iş için Üsküdar’a gidip gelmesini ister. Fakat o gün çok fırtına olduğu için kimse gitmeye cesaret edemez. Bu yüzden öğrencilerinden hiç kimse “Ben gidip gelirim” diyemez. Bir süre sonra içlerinden birisi cesaret bulup ayağa kalkar ve “ Ben giderim” der.

Abdülehad Nuri Efendi de öğrenciye “Selametle gidip gel” diye dua eder. Öğrenci, Eminönü’ne geldiğinde yüz kadar kayıkçıdan ancak birini Üsküdar’a gitmek için ikna edebilir. Kayıklardan birisini denize indirdiler. 500 metre gitmeden fırtına diner ve deniz sakinleşir.

Benzer Yaşanmış Gerçek Dini Hikayeler – Kısa Dini Hikayeler okumak için:

1-Dini Hikayeler
2-Evliya Hikayeleri – Evliya Emir Ahmet Buhari
3-Kısa Dini Hikayeler

Ayrıca Abdülehad Nuri Efendi ile ilgili detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Yaşanmış Gerçek Dini Hikayeler – Kısa Dini Hikayeler” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.