Ömer Seyfettin Kısa Hikayeleri – Kaşağı Özeti

Ömer Seyfettin Kısa Hikayeleri

Ömer Seyfettin Kısa Hikayeleri başlıklı yazımızda bugün Ömer Seyfettin’in en bilinen öykülerinden Kaşağı özgün bir anlatımla sunulacaktır. Hikaye, özgün kaşağı özeti niteliğindedir.

Kaşağı Özeti

Evimiz söğüt ağaçları tarafından çevrilmiş, derenin şırıltısının duyulduğu çok güzel bir köy eviydi. Annem il dışına İstanbul tarafına gittiğinden küçük kardeşimi bana ve hizmetçimiz Dadaruh’a emanet etmişti. Adı geçmişken, Dadaruh bizim seyisimizdi, onca yaşına rağmen babama yardım ederdi. Günüm Dadaruh’la birlikte geçerdi. Atları çok severdim, o yüzden uyanınca hemen ahıra gider atlarla vakit geçirirdim. Ahırı temizlemek, yalaklara su koymak, atların yem torbalarını arpa ile doldurmak hayatta en sevdiğim şeylerdi. Bunların arasında en güzeli ise atları tımarlarken seyis Dadaruh’u izlemekti.

Özgün Kaşağı Özeti - Ömer Seyfettin Kısa Hikayeleri
Özgün Kaşağı Özeti – Ömer Seyfettin Kısa Hikayeleri

Dadaruh atları tımarlarken ona benim de atları tımarlamak istediğimi söylerdim. Bazen Dadaruh beni kırmaz ve bir atın üzerine oturtup elime kaşağıyı verirdi. Sonra kendi bildiğim şekilde kaşağıyı atın sırtına sürtmeye başlardım. At kuyruğunu sallıyorsa doğru yapıyorum demekti.

Her sabah uyanır uyanmaz ahıra koşar Dadaruh’a atları tımarlamak istediğimi söylerdim, fakat Dadaruh küçük olduğumu öne sürüp çoğunlukla kaşağıyı vermezdi. Ben de oturup onu izlerdim. Tımar yaparken Dadaruh’u izlemek çok keyifliydi. Dadaruh atları tımarlarken kaşağıdan çıkan ses sanki atların hoşuna gidiyordu ve bu yüzden atlar kuyruklarını sallamaya başlıyorlardı.

Yalnız kaldığım bir gün, tek başına ahıra girdim. Ahırda atları tımarlamak için Dadaruh’un kullandığı kaşağıyı aradım fakat hiçbir yerde kaşağıyı bulamadım. Ahırda Dadaruh’un kaldığı küçük bir oda bulunuyordu. Kaşağıyı bulmak için odaya girdim. Biraz odayı karıştırdıktan sonra aklıma Dadaruh’un yatağının altına bakmak geldi. Yatağın altına baktığımda bir kutu gördüm. Kutunun içerisinde kaşağı olabilirdi, vakit kaybetmeden hemen kutuyu açtım. Bir de ne göreyim, çok güzel bir kaşağı kutunun içerisinde duruyordu.

Dadaruh’un Yatağının Altındaki Kaşağı 

Kaşağıyı aldığım gibi atımın yanına koştum ve kaşağıyı ona sürtmeye başladım. Atın ancak karnına uzanabildiğim için kaşağıyı karnına sürtüyordum. Fakat at huzursuzlaşmaya başlamıştı, sanırım kaşağının keskin dişleri atın canını yakıyordu. Bu yüzden kaşağının dişlerini duvara sürtüp tüm dişleri körelttim ve tekrar atı tımar yapmaya çalıştım. Hiçbir şey değişmedi, at daha da huzursuzlandı. Çok sinirlenmiştim, ne yaptıysam faydası olmamıştı. Bu yüzden kaşağıyı fırlatıp taşla iyice ezdikten sonra yalağa attım, ancak böyle sinirimi çıkartabilmiştim.

Ertesi gün yine ahırda tek başınaydım. Hasan evde bakıcımız Pervin ile birlikteydi. Babam her sabah olduğu gibi gitmeden önce ahıra uğramıştı. Yalağın yanından geçerken kırılmış kaşağıyı görmüş ve çok sinirlenmişti. Hemen Dadaruh’u yanına çağırıp kaşağıyı bu hale kimin getirdiğini sordu. Dadaruh kimin yaptığını bilmediğini söylediğinde babamın bakışları hemen bana çevrildi. Çok korkuyordum, bana kaşağıyı bu hale benim getirip getirmediğimi sordu. Ona kaşağıyı bu hale Hasan’ın getirdiğini söyledim. Sonrasında babam, Hasan’ı kaşağıyı kırarken gördüğüm halde olanları neden Dadaruh’a anlatmadığımı sordu. Ben de Dadaruh’un uyuduğunu söyledim. Babam çok öfkelenmişti, Hasan’ı ahıra getirmemi söyledi. Eve gidip Hasan’a babamın onu çağırdığını söyledim. Garibanın hiçbir şeyden haberi yoktu, yürüyerek ahıra geldik.

Hasan Kaşağıyı Çalmadığını Söylüyor

Hasan geldiğinde babam ona yalan konuşmaması gerektiğini aksi taktirde onu döveceğini söyledi ve sordu: “Bu kaşağıyı sen mi kırdın?” Kaşağıyı gören Hasan şaşırmış bir şekilde babama baktı ve kendisinin bu kaşağıdan haberinin olmadığını söyledi. Babam her ne kadar ısrar etse de Hasan kaşağıyı kendisinin kırdığını kabul etmedi. Bunun üzerine babam ona yalancının teki olduğunu söyleyip bir tokat attı. Sonrasında Dadaruh’a dönüp ona kardeşimi eve götürmesini ve Pervin’le konuşup Hasan’ın dışarı çıkmasına izin verilmemesini söyledi.

Ömer Seyfettin Kısa Hikayeleri - Kaşağı Özeti
Ömer Seyfettin Kısa Hikayeleri – Kaşağı Özeti

Artık dışarıda tek başıma kalmıştım. Babam Hasan’a sürekli yalancı diyordu. Hasan da babasından bu lafları duyunca üzülüp ağlıyordu. Annem İstanbul’dan geldikten sonra da durum değişmedi, fakat annem kaşağıyı Hasan’ın kırmış olabileceğine ihtimal vermiyordu.

Aradan bir yıl geçti. Annemin yine İstanbul’da olduğu bir gün Hasan hastalandı. Hekimler Hasan’ın kuşpalazı hastalığına yakalandığını söylediler. Köydeki kadınlar Hasan’ın yatağına gidiyor ve getirdikleri ölü kuşları kardeşimin boğazına sarıyorlardı. Babam ise Hasan’ın yanından hiç ayrılmıyordu. Hasan’ın ara ara yanına gittiğimde bana atları soruyordu, tayların büyüyüp büyümediğini merak ediyordu.

Kardeşin Ölecek

Dadaruh hiç konuşmuyor Pervin ise sürekli ağlıyordu. Onlara üzülmemeleri gerektiğini çünkü yakında kardeşimin iyileşip ayağa kalkacağını söyledim. Fakat Pervin’in ağzından çıkan iki kelime ile bütün hayatım alt üst oldu :”Kardeşin ölecek”O an kendimi tutamayıp hüngür hüngür ağlamaya başladım. Artık geceleri gözüme uyku girmiyor sürekli Hasan’a attığım iftira aklıma geliyordu. Rüyalarımda Hasan ona neden iftira attığımı soruyor ve ağlıyordu.

Bir gece Pervin’e olanları anlattım. Geçen sene kaşağıyı benim kırdığımı, suçu da Hasan’ın üzerine attığımı söyledim. Ayrıca olanları babama da anlatacağımı ve Hasan’ın belki bu sayede beni affedebileceğini söyledim. Pervin, saatin geç olduğunu ve babama durumu yarın anlatmamın daha doğru olacağını söyledi. İkna oldum, yarın hem durumu babama anlatacaktım hem de küçük kardeşimi öpüp ondan özür dileyecektim.

O gece sabaha dek uyuyamadım. Hava daha yeni aydınlanmıştı ki Pervin’i yatağından kaldırdım ve birlikte babamın yanına gidip ona gerçekleri anlatmak istediğimi söyledim. Fakat günahsız kardeşim ne yazık ki o gece hastalığa daha fazla dayanamamış ve vefat etmişti. Kardeşimin yanıbaşında imam ve Dadaruh ağlıyorlardı…

Ömer Seyfettin Kısa Hikayeleri – Kaşağı Özeti konulu yazıya benzer yazılar ilerki günlerde sitemizde yayımlanacaktır. Şimdilik benzer farklı kısa öyküler sunmakla yetiniyoruz

1-En Acıklı Aşk Hikayeleri
2-Hüzünlü Savaş Hikayeleri – Şehit Hasan
3-En Güzel Kısa Aşk Hikayeleri

If you know English you can read the story which is about the “First 5 Scary Movies of Film History

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.