Ergenekon Destanı Özeti – Göktürkler- İl Han, Kayı, Dokuz Oğuz, Börteçine

Ergenekon Destanı Özeti

Ergenekon Destanı Özeti, Büyük Türk Destanıları arasında gösterilen Ergenekon Destanının kısa özeti niteliğindedir. Tarihi Olaylar köşemizde bugün Ergenekon Destanı ‘nı anlatacağız. Ergenekon Destanı konu olarak Türk kavimlerinden Göktürkler’i konu alır. Destan içerisinde  Göktürkler’in komutanı İl Han ın çocuğu Kayı ve yeğeni Dokuz Oğuz’un çoğalıp Ergenekon Devleti ‘ni kurması ve sonra dağın içindeki demiri eritip Ergenekon’dan göç ederek yeni yurtlar edinmelerini anlatılır. Ayrıca destanda Göktürkler’in nasıl tüm Türk kavimlerini bir araya toplayıp Hunlar’dan, Siyenpi-Topalar’dan ve Aparlar’dan sonra büyük bir devlet haline geldiği anlatılır. Aşağıda bu destanın bir özetini okuyacaksınız.

Türklerin bulunduğu coğrafyalar arasında Göktürkler’e itaat etmeyen hiçbir topluluk yoktu. Diğer kavimler bu olaydan etkilenip Göktürklerin başarısını çekemediler ve birleşerek Göktürkler’e savaş açtılar. Amaçları Göktürkleri yıkmaktı. Bunu haber alan Göktürkler, hayvan sürülerini korumak için bir yere toplayıp toprakları etrafına hendek kazdılar. Sonra gün geldi ve düşman saldırdı. Çatışma tam 10 gün sürdü ve savaşı Göktürkler kazandı.

Savaşı sonucunu öğrenen düşman kavimler beraber toplanıp konuştular ve plan yaptılar. Onlara göre hile yapılmaz ise Göktürkler’e karşı hepsinin sonu hezimetle sonuçlanacaktı. Bu yüzden kurdukları planı uygulamaya karar verdiler.

Düşman, tan ağardığı vakit yenilgiyi kabul etmiş gibi neleri varsa oldukları yerde bırakıp kaçtılar. Göktürkler ise kaynakları tükendi, yenilgiyi kabul ettiler sanıp onları kovaladı. Belli bir yerde, düşman kavimler tekrar arkalarından gelen Göktürkler’e saldırdı ve onları gafil avlayıp yendiler. Kan akıta akıta düşman, Göktürk topraklarına kadar geldi ve acımasızca çadırları yağmalayıp, kalanları kılıçtan geçirip öldürdü. Ne yazık ki tek bir ev dahi bu yağmalamadan kurtulamadı. Anasız babasız kalan küçük çocuklar ise kaçırıldı.

İl Han, Kayı ve Dokuz Oğuz

Göktürkler’in komutanı İl Han idi. Yapılan savaş sonunda İl Han‘ın sadece Kayı adlı oğlu kurtulmuştu. Fakat İl Han’ın yeğeni ” Dokuz Oğuz ” ile beraber Kayı düşmanın eline geçmiş ve tutsak edilmişlerdi. Savaştan 10 gün sonra Kayı ile Dokuz Han, kadınlarını da yanlarına katarak buldukları atlar ile düşmandan kurtulup kaçtılar. Topraklarına döndüklerinde burada birçok at, koyun, öküz ve deve buldular.

Çevremizdeki tüm kavimler bize düşman. Bu yüzden insanın uğramayacağı bir yer bulup oraya yerleşelim” dediler. Sürülerini alıp kervan geçmez bir yer bulmak için dağa göç ettiler. Sonunda öyle bir yere vardılar ki bu yere geldikleri yol dışında çıkan bir yol yoktu. Ayrıca gelinen yol o kadar dar ve çetin bir yoldu ki bir at yahut deve ancak güçlükle yürüyebilirdi. Yolda yürürken herhangi birinin ayağı takılsa veya kaysa uçurumdan yere düşer ve paramparça olurdu.

Sonunda ulaştıkları yerde Göktürkler Tanrıya şükrettiler. Çünkü burada birçok su kaynağı, ağaç ve hayvan bulunuyordu. Yazın hayvanlara bakıp sütünü içtiler kışın ise etini yediler sonra deriden giysiler yaptılar ve çoğaldılar. Artık Göktürkler yeni bir ülke kurmuşlardı. Kurdukları bu devlete Ergenekon  adını verdiler.

Ergenekon Destanı Özeti
Ergenekon Destanı Özeti

Dağın İçindeki Demiri Eritip Ergenekondan Çıkan Bir Ulus

İki Göktürk hanedanı Kayı Han ve Dokuz Oğuz ‘un birçok çocuğu oldu. Kayı Han’ın çocuğu Dokuz Oğuz’dan fazla oldu. Aradan 400 yıl geçti. Artık kendileri ile sürüleri o kadar çoğaldı ki, bazılarında Ergenekon ‘dan göç etme fikri oluştu. u tartışmak üzere Kurultay’ı topladılar ve toplantıda dediler ki: “Biz atalarımızdan öğrendik ki ülkemiz Ergenekon’un dışarısında birçok güzel ve geniş ülkeler varmış. Eskiden bu güzel yerler bizim imiş. Bu yüzden Ergenekon’dan göç edip kendimize yeni yerler bulalım. Yardım etmek isteyeni kendimize katıp durdurmak isteyen ile cenk edelim”

Kurultay’da çıkan karar sonrası Göktürkler, devletleri Ergenekon’dan dışarı çıkmak için yol bulmaya çalıştılar fakat bulamadılar. Çünkü ülkenin dört bir yanı dağlar ile çevriliydi. Sonra içlerinden demircilik yapan birinin aklına bir fikir geldi. Demirci dedi ki: “Dağın içinde bir demir madeni vardır. Bu demiri eritmeyi başarabilirsek Ergenekon’dan çıkabiliriz” Göktürkler demircinin gösterdiği yeri gördüler ve bu fikri uygulamaya karar verdiler. Dağın ulaşılabilir bir yerini kömür ve odunlar ile doldurdular. Sonra devasa, tam 70 deriden bile büyük körükler yaptılar ve 70 adet yere kurdular. Sonra kömür ve odunu yakıp körükle harladılar.

Tanrı’nın yardımıyla dağın içerisinde bulunan demir eriyerek Ergenekon’dan göç yolu açıldı. Sırtına yük yüklenmiş bir devenin sığacağı genişlikte bir yoldu bu. Bu kutsal gün Ergenekon’dan çıkıp başka güzel yurtlar edinmek üzere Göktürkler yola koyuldu. O günden sonra dağı erittikleri bu kutsal gün Göktürkler’de bayram olarak kutlandı. Her sene bu kutal gün şenlikler düzenlenip törenler yapıldı. Törenlerde bir parça demir parçası kızdırılıp önce Göktürk Hanı sonra tüm Türk beyleri çekiçle dövdü.

Göktürkler’in Kayı Han Soyundan Gelen Hakanları Börteçine

Yurtları Ergenekon’dan ayrılan Göktürkler’in  Kayı Han soyundan gelen hükümdarları Börteçine tüm çevre şehirlere Göktürkler’in Ergenekon’dan ayrıldıklarını bildirdi. Ta ki eskiden olduğu gibi tüm çevre iller Göktürk Devleti ‘nin buyruğu altına girene kadar bu böyle sürdü gitti.

Ergenekon Destanı Özeti – Göktürkler- İl Han, Kayı ve Dokuz Oğuz ile ilgili yazı hoşunuza gittiyse benzer yazılara aşağıdan ulaşabilirsiniz:

1-ilyada ve Odysseia Destanı
2-Osmanlı’dan Bilinmeyen Hikayeler
3-İstanbul’daki Tarihi Ağaçlar ve Efsaneleri
Ayrıca Ergenekon Destanı Özeti ile ilgili daha fazla bilgiye buradan da ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.